Zamanın hakkını vermek üzerine...

Bir sabah vakti...
Etrafta ürkek kuş sesleri,yakınlarda bir köpek havlıyor,bir horoz ötede günün ağardığını haber veriyor.Kıyam halindeyken sözlerin en güzeline arkadaşlık eden bu sesler eşliğinde gecenin hakkını vermeye çalışmış olmanın tatlı yorgunluğu ile birlikte inanılmaz bir huzur doluyor gönlüme.Öyle tatlı bir esinti var ki yüreğimde uzun zamandır tatmadığım türden,biliyorum.Nedendir diye soruyorum kendi kendime,bu farklılık nereden?
Cevap söz alıyor daha sual söyleyeceklerini bitirmeden.Herşeyin üzerimizde bir hakkı olduğu gibi zamanın da üzerimizde hakkı olduğunu çoğumuz farketmeyiz.Öyle ki o adeta her gün bizden zekat ister,onu vermek veya vermemek ise tamamen irademiz üzeredir.Aslında her şey farkındalık noktasında önemlidir.Vermen gerekenin farkında değilsen onu nasıl verebilirsin ki.
Peki ya vermenin zamanlaması? Her istediği anda verebilir mi insan zamanın hakkını.Yok hayır.Hiç kolay değildir onun demini tutturmak.Bakarsın ama göremezsin çoğu zaman,dinlemek için kulak verirsen duyabilirsin ancak.Her vakit ayrı naz yapar insana,çünkü ayrı ayrıdır sunduğu lezzetler çoğu zaman.

Ey insan kulak ver dinle o zaman!

0 Responses to “Zamanın hakkını vermek üzerine...”

Yorum Gönder



© 2007 ZephyRs Blog | Designed and modified by ZephyR.
No part of the content or the blog may be reproduced without prior written permission.
Show/Hide Navigation